Dokumanın üstadı Babamız Ömer Kartoğlan’dan devir aldığımız bu sanatı Kızılcabölük’te dördüncü kuşak olarak devam ettirmekteyiz. Dokumayla el sanatını buluşturuyor, alışılmışın dışında özgün ve kaliteli üretimler yapıyoruz.

Babamın vefat etmeden önce kendi el yazısıyla yazdığı kısaca hayat hikayesidir.

“1940 yılında Denizli – Tavas – Kızılcabölük nahiyesinde doğdum. 1947 yılında Cumhuriyet İlkokulu’na kaydoldum. 1952’de İlkokuldan mezun oldum. Dokumacı bir ailenin çocuğuyum. 1947 yıllarında herkes gibi masura sarmakla dokumacılığa başlamış oldum. Kızılcabölük’ün %90 dokumacıdır. 1400’lü yılların ilk çeyreğinde Orta Asya’dan ilim ve dokumacılıkla Kızılcabölük’e yerleşmişler. Onun için her evde çukurlu el tezgahı vardı. Bizim evde üç tane çukurlu el tezgahı vardı. Babam, 1328 doğumlu Halil İbrahim Kartoğlan (Allah rahmet eylesin), dokuma ustasıydı. Bana tezgah  dokumayı öğretti. Dokuduğumuz kumaşlar 2 ayaklı gömleklik, 3 ayaklı boncuklu, 4 ayaklı dimili, 6, 8,10 ve 12 ayağa kadar şimdiki adıyla fantezi malları el tezgahında dokuduk. 1953 yılında kaza geçirdim. Kaburgalarım kırıldı. Tedaviden sonra Allah’a şükür şimdiki halimde kaldım.  1954’te el çözgüsüne başladım. Dayım ile birlikte hem sanat öğrendim, hem deneyim hem de tecrübe edindim. Rahmetli babam dan da çok şeyler öğrendim. Benim ustam babam. Yalnız kendi işimizi değil başkalarının işine de giderdi. Bu mesleğe merakım gittikçe çoğaldı. Allah’a şükür Allah beni insanlara hizmetkar kıldı. Bugün elimden geldiğince insanlarını işini görmeye çalışıyorum. 1958’de evlendim. 27.07.1960’da askere gittim. Askerden döndükten sonra iki tane tezgah aldım. Kızılcabölük’te ilk reveze konik çözgüye kendi el emeğimle kendim yaptım. 1971 yılında torna yoktu. Torna makinesi aldım. Yarı otomatik dokuma tezgahı imalatına, masura makinesi ve bobinvar makinesi imalatına başladım. 1975’te Bursa’ya gittim ve orada bir sene ustalık yaptım. 1990 – 1991 yıllarında Türkiye’de ilk defa yarı otomatik tezgah ile kıl çadırını dokumayı Allah bana nasip etti. 130 ton kıl çadır işledikten sonra o tezgahları Nazilli’ye kaldırdılar ve hala çalışmaktadır. Denizli’de 5 sene ustalık yaptım. Yaptığım işler: imalat, monta, düzen, desen, armir arıza işleriydi. 2003’te Truva filminin kostüm dizaynını yaptım. Aslına uygun olarak 1000 metre kumaş  700 adet pelerin Kızılcabölük’te dokundu ve dikildi. Ben 73 yaşındayım. On çocuk babasıyım, altı erkek dört kız. Şimdiye kadar ömrüm boyunca insanlara hizmet ettim ayrıca 8000 adet ağaç diktim. Bunların 5000’i kızılçam ve sedir, 3000’i çeşitli meyveler.” – Babam Ömer Kartoğlan’ın kendi el yazısıyla kısaca anlattığı hayatı. Allah Rahmet eylesin, Mekanı Cennet olsun.

Babamız Ömer Kartoğlan ömrü boyunca buna benzer sanat dalında ve toplum yararına birçok faaliyette bulunmuştur ve bu yaptığı işlerden hiçbir şekilde maddi karşılık beklememiştir.

Peştemal Diyarı olarak

Hedefimiz

Daha kaliteli ve sanatsal ürünler yapmak ve alışılmışın dışına çıkmak.

Atalarımızın mirası bu sanatı  daha üst seviyeye çıkarmak için çalışıyoruz.